|
Daha küçücüktün Yozgat'tan geldiğinde O zaman tahtaya yazdığın iki kelime
Sizi seviyorum olmuştu Üzerinde bozkırlardaki su boylarında yetişmiş Lale kokuları Yanağında soğuk kışın Kırmızı öpücük izleri vardı Gözlerinde ise Aşk suyundan geriye kalmış Kuru bir havuz vardı Yozgat'lı Sözlerinin içinde söz vardı Anlaşılması zor Ve yüreğinde yanan ateşten Geriye kalmış azıcık kor Gelecek günler senin için Gerçekten çok zor Yozgat'lı, Sana hayran olan Köylü kızların yazdığı son mektup Kapağını açtığın an gözlerinde görülmüş Ve bunun için haline Gülünmüştü Yozgat'lı Hani şu romantik şehir kızları varya Hepsi değişti seninle Onlar flört etmeyi Sen ise yürekten sevmeyi öğrendin Yozgat'lı Şimdi senin de sevgi çiçeklerin soldu Ve gönül semalarında uçan Aşk bülbüllerin vuruldu Yozgat'lı Ümitsizliği yaşama duyulan nefreti Ve her türlü ihaneti Sevdiklerin öğretti Yozgat'lı Daha yağmurda ıslanıp Saçların dağıldığı zaman Ümitlerin ve hayallerin Kupkuru idi Her zamanki gibi Gözlerin yağmura eşlik ediyordu Arkandan ise herkes sana gülüyordu Yozgat'lı Hani o ilk aşık olduğun Mutluluğu ararken hüzün bulduğun Uğruna her şeyi göze aldığın O kız var ya O bile seni gönül kurbanı seçtiğini söyleyip Onunla övünüyor Yozgat'lı Senin yazdığın defterde Sert esen rüzgarların uğultuları İsyan eden bulutların Göz yaşları Gönül şelalesinde çağlayan Suların portresi vardı Geçen gün defterini Ve hatıralarını Sokak kenarındaki Çöp tenekesinde gördüm Yanıyordu Yozgat'lı |